Zeynel Abidin Camii
Zeynel Abidin hazretleri, Peygamber Efendimizin (S.A.V) 13. kuşaktan torunudur. Ve bu camii onun makamıdır. Camii 1956 da Kaymakam Mustafa Tütüncü'nün camiyi yeniden düzenleyip inşa etmesiyle şimdiki durumuna getirilmiştir. Bu tarihlerde aynı zamanda camiye minare de yapılmıştır.
Selman-ı Pak/Farisi Makamı
Selman-ı Farisi'nin Hz.Muhammed'in(S.A.V) berberliğini yaptığı söylenir. İran'da İsfahan bölgesinde doğmuştur. Selman-ı Farisi ilk önceleri mecusidir İran'da iken Hıristiyan olur ve Anadolunun çeşitli yerlerinde rahiplik yapar. Bir müddet böyle devam eder. Yalnız ardından esir düşer. Esirleri bulunduğu sahibi, Hz.Muhammed (S.A.V)döneminde, Medine'ye yolu düşer. Buradayken Hz.Muhammed bu köleyi satın alır ve azat eder. Ardından Hz.Muhammed'in berberliğini yapmaya başlar. Güvenirliliği ve işindeki ustalığıyla seçkin bir konuma ulaşır. Ömer döneminde çok önemli vazifelere atanır. Hayatının son döneminde Nusaybin'e gelir ve yerleşir. Kendi makamı ve mübarek türbeleri kendi ismiyle anılan caminin bahçesindedir. Çok sayıda ziyaretçi Nusaybin'e bu türbeyi ziyarete gelmektedir.
Mar Yakub kilisesi ve Nusaybin Okulu
Bilindiği üzere Hristiyanlığın ilk yıllarda tarihi çok acılı olmuştur. Bu yeni dini kabul etmek istemeyen o zamanın devletleri hristiyanlara çok katı uygulamalar uygulamaya başlarlar. Belki de bunların en acılısı ve kanlı olanı Roma İmparatorluğu'nun yaptığı toplu Hristiyan katliamlarıdır. Bu eritme politikası Nusaybin gibi doğu illerinde çok daha katı bir şekilde uygulanmıştır. MS 303 yılında Nusaybin'de Hristiyanlara karşı bir ayaklanma olur ve 4000'e yakın Hristiyan Mazıdağı yakınlarında katledilir. Neyse ki 313 Milano Fermanı ile Hristiyanlık Roma'nın resmi dinleri arasına girer ve bu şiddetli zulüm son bulur. Mar YakubMS 3. yüzyılın ortalarında bu civarlarda doğmuş ve önemli rahiplerden biriydi. Önce Diyarbakır'a gönderilir. Ancak daha sonraları başarısına binaen Nusaybin episkoposluğuna takdis edilmiş ve terfi edilmiştir. Mar Yakup buradaki manastırın yetersiz olduğunu düşünmüş ve genişletme fikrini beyan etmiştir. İnşaat putperestlikten kalma okulun enkazı üzerinde kurulmuştur.Nusaybin Okulunun inşaatı 326 da biter. Burada 800-1000 kadar öğrenci yatılı olarak okumaktaydı. Okul, Sasanilerin 363 de Nusaybin'i almalarıyla Edessa'ya (Urfa'ya) taşınır.Bu günkü kalıntılarda bu Üniversite dengi eğitim kurumunun ayaktaki son kalan parçasıdır ve halen aktif bir kilisedir.
Kışla ve Kışla Camii
Kışla 1837 yılında Diyarbakır Valisi Hafız Mehmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yaptırıldığı zamandan 1970 lere kadar ayakta kalmayı başaran kışla 1891 yılında 2. Abdülhamid zamanında kurulan Hamidiye Süvari Alayları'na ev sahipliği yapıyordu. Epey geniş bir alana kurulan bu yapının 300 civarında odası olduğu bilinmektedir. Ancak şu an ayakta kalan tek parçaları kışla'nın içerisinde olan cami ve caminin arkasında yıkılmadan kalan tek duvardır. Cami 1588'de inşa edilmiş ancak sonraları yıkılmış ve Şaban b. Abdullah adlı bir hayırsever tarafından tamir ettirilmiştir. Bu bilgiler caminin minaresinin üzerine bir tabelada oyulmuştur.
Kaynak:wikipedia